“İnsanlar bağış konusunda daha çok konuşmalı”
Bir kazanın ardından Tygo haftalarca hastanede kalır; ne yazık ki durumu iyileşmez. Ebeveynleri Arvid ve Joyce, artık başka bir tedavi şansı kalmadığını fark ederler ancak Tygo'nun organ bağışçısı olmak istediğini bilmektedirler. Bu düşünce, tedaviyi sonlandırma gibi son derece ağır bir kararı kabul etmelerinde Joyce ve Arvid'e yardımcı olur.
17 maart 2026
Güneşli bir yaz akşamında 19 yaşındaki Tygo'ya bir araba çarpar. Haftalarca hastanede kalır. Ne yazık ki durumu iyileşmez. Ebeveynleri Arvid ve Joyce, tedaviyi sonlandırma yönündeki zor kararı alırlar. Bağış yapma hakkında sık sık konuştukları için Tygo'nun organlarını ve dokularını bağışlamak istediğini bilmektedirler.
Ebeveynlerine göre Tygo her zaman anı yaşayarak yaşamıştır. Arvid, “Çok aktifti. Her gün spor salonuna giderdi. Orada da çalışırdı. Yaşlılara pilates dersi verir, insanların zayıflamasına ve sakatlık sonrası iyileşmesine yardım ederdi” diyor. Joyce ise şu sözlerle ekliyor: “Her zaman başkalarına yardım etmeye hazırdı. Tygo kolayca sohbet ederdi. Gerçek birleştirici bir insandı.”
Kaza
Arvid ve Joyce kaza gününü çok net hatırlıyorlar. Akşam yemeğinden sonra aile, Amerika'da bulunan kızları Kyra ile telefonla görüşmüştür. Joyce, “Sonra Tygo bisikletiyle yola çıktı. Biraz wakeboard yapmaya gidiyordu” diyor. Dönüş yolunda her şey ters gider. Alçaktaki güneş nedeniyle Tygo ve sürücü birbirlerini görmezler. Tygo'ya araba çarpar, ağır yaralanır ve derhal bilincini kaybeder.
Kritik durum
Gep gece onuya çeyrek kala Joyce ve Arvid, kapıda duran iki polis memuruyla irkilirler. Kazadan ve Tygo'nun hayati tehlikesi olduğundan bahseterler. Joyce, “Hemen ambulansın arkasından hastaneye gittik. Hastanede Tygo ameliyat edildi. O ameliyattan sonra Tygo çok kötü görünüyordu. Gerçek dışı gibi geldi. Birden başına gelene kadar bunun senin de başına geleceğini beklemiyorsun” diyor.
Aşırı ağır karar
Neticede Tygo dokuz kez ameliyat edilir. Arvid, “Tygo'nun organları iyileşiyordu ama beyin fonksiyonları iyileşmiyordu. Bilinci daha az yerindeydi ve bir daha hiç uyanmadı. Bizi duyup duymadığını veya görüp görmediğini bilmiyoruz” diyor. “Tygo bitkisel hayata girecekti. Bunu istemezdi.” Bu düşünce, tedaviyi sonlandırma gibi son derece ağır kararı almalarında Joyce ve Arvid'e yardımcı olur. Dokuz gün sonra Tygo vefat eder. Arvid, “Tygo'nun kaybı bütün hücrelerimde hissediliyor” diyor. Joyce ise, “Bir ebeveynin başına gelebilecek en kötü şey bir evladını kaybetmektir. Bu senin en büyük korkundur. Onunla birlikte içimizden bir parça da öldü” diyor.
“Onunla birlikte içimizden bir parça da öldü”
Bağış yapıp yapmama
Hastanedeki doktorlara göre Tygo, vücudundaki ilaçlar nedeniyle organ ve doku bağışında bulunamazdı. Joyce, “Bunu kabullenmiştik” diyor. Vefatın ardından adli tabip Tygo'yu muayene eder. Bağışın yine de mümkün olduğuna karar verir. “Sevincimden havalara uçmuştum. Bu Tygo'nun arzusuydu.” Tygo'nun birçok organı ve dokusunun artık kullanılabilir durumda olmadığı anlaşılır. Sonunda Tygo kalp kapakçıklarını ve her iki korneasını bağışlar.
Bakım sonrası
Joyce, “Bağıştan sonra organ alımının başarılı olduğuna dair bir mektup aldık” diyor. “Daha fazla haber alamamış olmamızı üzücü buluyoruz. Sonuçta oğlum birden fazla hayatı değiştirdi. Ancak artık daha fazlasının mümkün olmadığını anlıyoruz. Bağışın anonim olması yasalarla belirlenmiştir. Biz daha çok kendimiz araştırma yaptık.”
Bağış hakkında konuşmak
Tygo 14 yaşından beri kararlıydı: Bağışçı olmak istiyordu. Arvid, “Birkaç yıl önce organ nakli kanunundaki değişiklik haberlere çıkmıştı. Bu sayede bağışçı olma arzularımız hakkında birbirimizle konuştuk. Tygo başkalarına yardım etmek istediğini her zaman kesin bir dille söylerdi” diyor. Joyce ise ekliyor: “Onun arzusu gerçekleşti. Ölümünden sonra bile insanlara yardım etti. Bir yerlerde Tygo'nun parçaları yaşamaya devam ediyor. Bu düşünce bize teselli veriyor.”
Sersemlikten idrake
Vefatının üzerinden bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen Joyce ve Arvid, Tygo'larını her zamankinden çok özliyorlar. Joyce, “İlk yıl adeta bir sersemlik içinde yaşıyorsunuz. Düzenlemeniz gereken her şey yüzünden kafanız çok meşgul oluyor. Şimdi onun asla eve geri gelmeyeceğini idrak ediyoruz. Unutulmasın diye onun hakkında sık sık ve gururla konuşuyoruz” diyor. Tygo'nun vefatı yakın çevresinde de büyük bir yankı uyandırır. Arvid: “Çevremizdeki insanlar ölüm, ötanazi ve organ ve doku bağışı hakkındaki isteklerini konuşuyorlar. Birbirlerinin isteklerini biliyorlar. Bu Tygo sayesinde oldu ve bu bizi gururlandırıyor.”